Her şeye rağmen hayat güzeldir...

Her şeye rağmen hayat güzeldir...

Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır. Öyle uzun yaşamışlar vardır ki, pek az yaşamışlardır. Doyasıya yaşamak, yılların çokluğuna değil, sizin coşkunuza bağlıdır. (Montaigne)

ikizime...

9/4/2008
Kategori: Ikizime

 

Bugün hayatımın en anlamlı günü! Çünkü bu sabah gözlerimi yeni güne açtığımda hayatımdaki koca boşluğu dolduran en değerli varlığın, canım ikizimin dünyayı bir yıl daha yaşanılır kıldığı düşüncesi vardı zihnimde. Ruh ikizim, iyi ki varsın, iyi ki doğmuşsun! Yoksa bu elma diğer yarısı olmadan hiç çekilmezdi. Seni çok seviyorum!

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gerçek dosta...

7/4/2008
Kategori: Ikizime

“Gerçek arkadaş bulmak zor diyorlar. Neyse ki ben senin nerede olduğunu biliyorum.”

Şehir uyumaya başladığında ben de uykuya hazırlarken kendimi bu cümleler ilişti geceme. Bir başkası için yazılmış bu cümlelerde seni buldum ben. Bilmem kaçıncı kez içimden geçirdiğim ‘iyi ki varsın’lardan birini daha ekledim bugüne. Her şeyi kaybettiğimi sandığım bir anda yaşam sevincim olarak hayatıma girdiğin günü hatırladım. Varlığından habersizce girdiğim o kapı aslında hayatıma kattığın gökkuşağı renklerinden bir yola açılıyormuş meğer. Tekil şahıslarda yaşanan mutsuzlukların çoğul hayatlara dönüştüğü eşi benzeri olmayan nice anlamlı anıya... Herşeyin yaşanıp bittiği hayatlarda tükenmeyen, tüketilemeyen gerçek dostluğun varlığını en derinde hissetmek, senin nerede olduğunu bilmek, öyle tarifsiz bir duygu ki... Kendimi bu dünyadaki nadir şanslı insanlardan biri addediyorum, çünkü ben senin nerede olduğunu biliyorum, senin beni nerede bulacağını bildiğin gibi...

 

05.04.2008

23:27

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hayal...

27/3/2008
Kategori: Gunluk

Tükettiğim hayallerimin üstüne yeni hayaller ekledim bugün. Kaldığım yere dönmemek için, yeni başlangıçlar yaratmak için can havliyle toplayıp hepsini, dört metrekareye sığdırdım. Üzerlerini kar çiçekleriyle örtüp, göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşmelerini diledim hepsinin. Zamanı durdurma isteklerimden vazgeçip bir an önce akıp geçsin istedim, beklendiğim yerden yeniden başlamak için. Sanki herşey silindi zihnimden, yepyeni hayallerimdeki o imgede takılı kaldım. Herşeyi yitirdiğimi düşünürken, tüm umutlarımı bindiğim o sarı vagonlarda bırakıp uzaklara gönderdiğimi zannederken, o imgeyle yeniden kavuştum tazelenmiş baharlarıma. Bana güvenen biri var artık, karlar arasından sıyrılıp çıkacağıma inanan sen... Orada beni bekle oldu mu? Karlar arasından başımı uzattığımda senin güneşlerini göreyim. Sana emanet bıraktığım nice hayallerimi birlikte gerçekleştirelim. Bilirim sen farklısın, benim için gökyüzündeki yıldızlar kadar ulaşılmazken yanıbaşımda bulduğum, içimi ısıtan hayallerimin kaynağısın. Ben burada, her geçen gün sana bir adım daha yaklaşmanın heyecanını duyuyorum, senin de yüreğinden geçenlerin bunlar olduğunu dileyerek.

Hayat, sana minnettarım, onu karşıma çıkararak tükendiğim son noktada ümit filizlerini içime saldığın için...

 

26.03.2008

23:53

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

-26

5/1/2008
Kategori: Gunluk

Artılara ulaşmak içindi tüm mücadelem. Bugünse günlerden eksi yirmialtı... Artıları ne zaman geçtim de eksilere ulaştım, aylar boyunca onunla uyuyup birlikte uyandığım en büyük hayalim ne zaman gerçek oldu da sona yaklaştı, anlayamadım. Tutunmaya çalışırken yaşama, geriye sayarken buldum kendimi. Şimdi kaldığım yerden devam etmek için cesaretimi toplamaya çalışıyorum. Ben aynı ben miyim, geri dönüşümde bulacağım kaldığım yer benim için aynı yer mi, hiç bilemiyorum. Düşünmemeye çalışıyorum, ama bugün günlerden eksi yirmialtı. Sona ne kadar az kaldı... Neyin sonu, nerenin başı olduğunu bilemediğim son...

 

04.01.2008

23:29

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

2007'nin son yazısı

31/12/2007
Kategori: Gunluk

2007’nin yalnız geçen son gecesi... Hayatımda ilk kez yılın son gününü yalnızlığımla birlikte karşılamaya hazırlanıyorum. Erken kutlamalar birkaç gün öncesinden başlamış, dışarıda hala yıldızlara ulaşmaya çalışan havai fişeklerin neşeli çığlıklarının sesi... Onların neşesine eşlik etmek istiyorum, ama öyle yorgunum ki... Ardımda bıraktığım yıllar kadar, içimi titreten, yüzümde hüzünlü bir gülümseme bırakan anılarım kadar yorgun. Farkına varmadan yitirdiğim, tükettiğim nice insanın hayali karşıma dikilmiş benden hesap sorarken, ben yüzleşmelerin en büyüğünü yaşarken, yine verecek cevap bulamıyorum, suskun, başım önümde, bu kaçıştan da kaçmanın yollarını düşünüyorum. Bu kez içimde her yeni yıl arifesinde hissettiğim kıpırtıdan eser yok. O kıpırtıdan geriye sadece neyle dolduracağımı bilmediğim koca bir boşluk kalmış. Ardıma bakmaya, o boşluğu büyüten kaçışları saymaya cesaretim yok. Sessizce yerimden kalkıp uyumaya gidiyorum yılın son gününü karşılamak için. Bu kez umudumun son kırıntılarını da yitirdim, bu kez büyüdüm, artık kendimi bile kandıramıyorum. Yitip giden yılla yüzleşmeye fırsat bulamadan gözlerim ağırlaşıyor, umutlarımın yaşadığı son noktaya, rüyalar ülkesine yol alıyorum...

 

30.12.2007

23:57

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Paris...

29/12/2007
Kategori: Ikizime

Paris sokaklarındayım... Sen farkında değilken ben içimden seninle bir oyun oynuyorum. Senin geçmiş olduğunu düşündüğüm sokaklarda senin baktığın olası ayrıntıları yakalayıp seninle bunları tartışıyorum. Sonra yanımdan hoş stiliyle geçen tipik bir Fransız centilmenine bakıp seni dürtüyorum, sen 'tam senlik Yaçi' diyorsun, birlikte gülüşüyoruz. Louvre Müzesi'ni gezip Mona Lisa'yla birlikte fotoğraflarımızı çektikten sonra Champs - Elyseés'nin ara sokaklarından birine dalıp şaraplarımızı yudumlayabileceğimiz ortamı hoş bir cafe buluyoruz. Belki dünyanın en güzel şarabı değil içtiğimiz ama, bilirsin, birlikte içtiğimiz şaraplar ne kadar keyif verir bize. Cafeden çıkıp gece makyajına bürünmüş Eiffel'in ışıltısına doğru yürüyoruz. Paris metrosunda günün değerlendirmesini yaptıktan sonra kendimizi Montmarte'de buluyoruz. Basamaklara oturup gecesi gündüzünden güzel Paris'i izlerken anlıyoruz ki, biz 'aşkın şehri'ne aşık oluyoruz, herkes gibi...

 

29.12.2007

00:21

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gurbette...

29/12/2007
Kategori: Gunluk

Bugün tesadüfen çok eskilerden bir şarkı ilişti hayatıma. Nasıl çıktı karşıma, nereden o şarkıya geldim bilmiyorum. Ama çocukluğumun son döneminde o zamanlar anlam veremediğim biçimde beni etkileyen bu şarkı, yıllar sonra gurbetteyken karşıma dikilip bana nereden gelip nereye gittiğimi hatırlattı. Gariptir, o zamanlar daha yolun başında hayatın alfabesini sökmeye çalışan küçük bir kız çocuğuyken, şimdi hissettiklerimin aynısını hissettirmişti bu şarkı bana. Kimbilir, belki de o zaman anlamıştım kaçışlarımın nerelere kadar gideceğini...

 

"Ta nerelerden kalktık geldik, gönlümüzü bıraktık.

Memleketi gurbet yaptık, gurbeti memleket.

Ne içerdeyiz ne dışarda gurbetteyiz.

 

Haydi sar tütünü, yak cigarayı.

Bu akşam burayı şarkılamalı.

Kimbilir aklında hangi sevdalı,

Boş yürekleri kurşunlamalı.

 

Hasret içeriz yarasın diye aklımız hep orda.

Sevgiliyi mektup yaptık gözlerimiz yolda.

Ne içerdeyiz ne dışarda gurbetteyiz."

 

Oya - Bora (Gurbette)

 

28.12.2007

23:58

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ben seni...

20/9/2007
Kategori: O

Ben seni hep nasıl sevdim biliyor musun? Sen bende, kalbimde, aklımın daima bir köşesindeyken, ben çaresizce dolanırken senin geçtiğin yollarda, delice özleminle içimde fırtınalar koparken, sen benden yitip gitmişken, senden geriye sadece yüzümde bıraktığın tebessüm kalmışken, ben umarsızca, tüm bekleyişlerden arınmış halde, seni sadece yanıbaşımda isterken öyle delice sevdim ki, hiçbir engel karşı duramadı sevgime. Kimselere duyurmadan sessiz haykırışlarımı saklayıp içimde, seni maziye gömdüğümü zannedip, her kıvılcımda alev alev yanan benliğimin tamamını sen kaplamışken, seni bende yok farzedip, içimde hiçbir fırtına kopmamış gibi yaşantıma devam ederken, dinlediğim her şarkıda, okuduğum her satırda karşıma sen çıkarken, kendimi uzaklaştırıp senden, her gün daha fazla sevdim.

 

Şimdi uzaklarda mıyım? Yoksa sana olan bitmez tükenmez sevgimle aslında hayalimde olduğum yerde miyim? Bu kaçış iyi gelir mi, gözüm görmez olduğunda seni, gönlüm de bu kadar uzak durabilir mi, bu senden kaçışlarımın sonuncusu olur mu, bilinmeyen uzaklarda bilinmeyen bir yabancıda senden bir şeyler arar mıyım, yoksa o beklenmeyen misafir senin kalbimde açtığın yaranın izlerini siler mi, bilinmez. Bildiğim tek şey senin olmadığın uzaklarda yeniden kalbimi ve hayallerimi özgür bırakmaya duyduğum delice istek, seni görmeden geçirilen bir gün bile karabasan gibi üstüme çökerken senden uzakta yaşanacak nice aylara duyduğum merak. Aylar sonra kaldığım yerden devam ederken kalbimde sen olma bu kez. Seni eskisi gibi sevmeyeyim, gittiğim uzaklarda kal ne olur ve hiç dönme...

 

19.09.2007

23:10

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bir bahar yazısı

9/4/2007
Kategori: Karalamalar

Uyandım. Gözlerime girip beni uyandıran haylaz güneşe gülümseyerek kalktım yatağımdan ve yöneldim pencereme. Perdeleri açınca bana göz kırpan yaramazın sadece güneş olmadığını, tomurcuklarıyla el sallayan neşeli ağaçların da beni güne çağırdıklarını gördüm. Kış bitmiş demek. Yine mi bahar? Bir dakika o ses de ne? Kalbimdeki kuş yeniden mi çırpınmaya başladı? Ama böyle mi anlaşmıştık biz onunla? Daha yeni kapanmışken yaralarım oldu mu şimdi? Demek bu bahar yeni aşkların habercisi öyle mi? Yitip gidenlerin ardından yeni uyanışlar olacak demek. Ama korkuyorum ben. Seneler geçtikçe daha çok bürünüyorum beyaz kış örtüme. Hazır değilim ki bahara... Hazır değilim bu heyecanlara. Söz vermemiş miydim kendime artık, önce kendimle barışacaktım ben ve kendimi sevmekle başlayacaktı herşey. Yeni başlangıçlarım sadece kendime has olacaktı, ama kalbimde kendini oradan oraya atan minik kuş varken ben nasıl dururum sözümde? Kalbimin kırıklarından ince ince sızan kanlar gözyaşı olup çağlarken gözlerimden, ya da ben hep kış mevsimindeyken, oldu mu şimdi bahar? Değdi mi senin gelmene? Nasıl olsa bitmeyecek misin sen de her mevsim gibi? Nasıl olsa yitip gitmeyecek misin herkes gibi? Git bahar, şimdi git, hoş gelmedin bana daha. Ben hala kıştayım, sen biraz daha bekle...

 

08.04.2007

23:58

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ruh incinmesi

6/4/2007
Kategori: Gunluk

Ruhumu incittim bugün. O incinmenin bende açtığı yara geçer mi, ruhumda açılan o koca boşluk yeniden dolar mı, için için kanayan yaranın acısı geçer mi bilmem. Bildiğim bir şey var ki, ruhumun bir tarafı bu kirlenmiş dünyada temiz kaldığım için benimle gurur duyarken, diğer tarafı da mutlu olmak için o ruhun kirlenmesi gerek diyor. Doğru seçim hangisidir, mutlu olmak için ruh kirlenmesinin bedeli mi ödenmelidir? Yoksa izin verip ruhun incinmesine, benliğini mi korumalıdır insan? Var mıdır bu soruların cevabı, yoksa bu çelişkide yitip gider mi hayatlar?

 

06.04.2007

00:15

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı